Sehiv Secdesi Nedir, Hangi Durumlarda Yapılır ve Nasıl Yapılır?

15.12.2020
508
Sehiv Secdesi Nedir, Hangi Durumlarda Yapılır ve Nasıl Yapılır?

Öncelikle sehiv kelimesinin anlamını bilmek Namazda nelerin önemli olabileceği yada nelerin olmayacağını açıklaması yönünden yararlı olacaktır. Genel anlamda sehiv sonucu itibariyle çok mühim olmayan yanılma, takılma veyahut bir yanlışlık yapma anlamına gelmektedir. Sehiv secdesi ise bir takım sebeplere bağlı olarak, namaz içerisinde yapılan hataları telafi etmek amacıyla gerçekleştirilen, namazın bozulmasını önleyip bütünlüğünün sağlamasını sağlayan secdedir. Namazda anlık dalgınlık, sureleri okurken yada tadil-i erkan’da ve benzeri meydana gelen yanılgılar namaza zarar verecektir. Bunların önlenmesi ve telafi edilmesi için sehiv secdesi vardır. Sehiv secdesinin yapılma şartları ve durumları vardır ve dolayısıyla bunları tek tek bilmek gerekmektedir. Bunun sebebi namazı tam ve yerli yerinde kılıp, huşu içerisinde devam ettirebilmek içindir.

Namazın vacipleri vardır ve vacipler sehven terk edildiğinde namazın sonunda sehiv secdesi yapmak gerekir. Dolayısıyla namazın vaciplerinin bilinmesi namazın bütünlüğünün sağlanması açısından şarttır.

  • İlk olarak namaza başlarken Allahüekber sözüyle başlamak vaciptir ve bilmeyerek unutmak sehiv secdesi gerektirir.
  • Nafile namazlarda örneğin kuşluk namazında veyahut vacip hükmünde olan namazlarda ve farz namazların ilk iki rekatında da Fatiha suresini okumak vaciptir ve sehven unutmak sehiv secdesinin kılınmasını zorunlu hale getirir.
  • Yine aynı namazlarda yani vacip, nafile ve farz namazlarında Fatiha Suresinden sonra zamm-ı sure okunmaktadır. Zamm-ı sure Fatiha Suresinden sonra okunan en az üç kısa ayete denk düşmesi gereken bir suredir. Okunan surede hata yapmak, yanlış okumak yada eksik okumak veya zamm-ı sureyi okumayı unutmak sehiv secdesini zorunlu kılar.
  • Namazda aslen kıraat farz hükmündedir ve bilhassa ilk iki rekat içerisinde yerine getirilmesi vacip olmaktadır. Dolayısıyla kıraatte meydana gelen sehven unutma ve hatalar sehiv secdesini gerekli kılmaktadır.
  • Cemaatle değil de tek başına kılınan öğle ve ikindi namazları ile gündüz kılınan nafile namazlarında kıraat-i hafi yani sessiz yada gizli okumak vaciptir. Sessiz okumadan kasıt kişinin kendi sesini duyabileceği kadar kısıklıkta sureleri ve teşbih sözlerini okumasıdır. Ancak bunun yanı sıra sabah, akşam, yatsı ve gece kılınan nafile namazlarında namaz kılan kişi sesli okumada serbesttir yani isterse cehri isterse hafi okuyabilir. Bu durumda gündüz namazlarında sehven sesli okumak sehiv secdesi gerektirir.
  • Cemaat ile kılınan sabah, akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rekatında imam sesli okumalıdır. Ayrıca imam Cuma namazında, cemaatle kılınan Teravih namazında, bayram namazlarında, teravihten sonra cemaatle kılınan Vitr namazında kıraati yüksek sesle yapmaktadır. Öğle ve ikindi namazlarının bütün rekatlarında imam hafi okur ve akşam namazının üçüncü rekatı ile yatsı namazının son iki rekatında da hafi yapar. Bunun için imamın sesli okuması gereken namazlar ve rekatlar bellidir aksi olduğunda cemaat ile birlikte sehiv secdesi gerekir.
  • Secde esnasında burun ve alın yerde olmalıdır. Alnı yada burnu namazda kaldırmak veyahut buna benzer bir hata yapmak elbette sehven olması şartı ile sehiv secdesi gerektirir.
  • Üç ve dört rekatlı namazlarda ka’de-i ula yani ilk oturuşu yapmak vaciptir. Bilerek yapılmaması namazın tekrarını, sehven yapılması ise sehiv secdesini gerektirir.
  • İlk ve son oturuşlarda Ettehıyyetü olarak bilinen Tahiyyatı okumak vaciptir ve sehven unutulması yada sehven hatalı okunması sehiv secdesi gerektirir.
  • Namazın bitiminde sağ ve sola selam verilirken “es-Selamu aleyküm ve rahmetullah” denir. Ancak “es-Selam” sözünün söylenmesi vaciptir. Hatalı olarak söylenmesi ve unutulması sehiv secdesini zorunlu kılar.
  • Namazda farz olan fiillerin sırasını gözetmek önemlidir ve vaciptir. Örneğin kıyam farzdır ve secde de farzdır ikisinin birbirini takip edecek şekilde yapılması ise vaciptir. Sehven hata yapılması ve unutulması sehiv secdesi gerektirmektedir.
  • Namazda farzları geciktirmemek vaciptir ve dikkat edilmelidir. Örnek vermek gerekirse dört rekatlık bir namazın ilk oturuşunda Tahiyyat okuduktan sonra sehven şaşırmak, üçüncü rekata kalkmayı unutmak farzı geciktirmek demektir ve kesinlikle sehiv secdesi ister. Burada dikkat edilmesi gereken nokta bekleme süresinin “Allahümme salli ala Muhammed” denilecek kadar kısa olmasıdır.
  • Yatsı namazının sonunda kılınan Vitr namazında okunan Kunut dualarını okumak Ebu Hanife’ye göre vaciptir ve sehven terk edilmesi, unutulması ve yanlış okunması sevih secdesini zorunlu hale getirir.
  • Kurban ve Ramazan bayramlarında bayram namazı kılınır ve bu namazların her iki rekatında ilaveten üçer defa tekbir almak vaciptir. Aksi durumda sehiv secdesi gerekir.
  • Sehiv secdesinin yapılmasını gerektiren bir fiil yapılmışsa sehiv secdesi yapılması da vaciptir ve bu secde sonunda selam vermek de namazın vaciplerindendir.
  • Namaz için ta’dil-i erkan çok mühim bir niteliktir ve ona riayet etmek gerekmek İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye göre vacip olmaktadır. Ta’dil-i erkan namaza ait rükünların düzgün yerine getirilmesi demektir. Yani namazın üstün körü değil kılınmaması rükünların hakkının verilmesi demektir. Örneğin rükuda ve rükudan doğrulurken, secde esnasında ve secde arasında ki oturuşta ta’dil-i erkandan bahsedebiliriz. Düzgün kılmak, eğilip kalkarken hızlı yada yarım yamalak tavırlar sergilememek namazda çok ama çok önemlidir. Rükudan doğrulurken ayakta beklemek ve bekleme süresine riayet etmek mühimdir.
  • Öğle namazı esnasında ilk oturuşu gerçekleştirdikten hemen sonra namazın tamamlandığı zannedilip selam verilir ve hemen ardından aslında namazın henüz bitmemiş olduğu hatırlanırsa kişi kalkıp namaza devam etmelidir. Ancak namazın sonunda sehiv secdesi mecbur yapılmalıdır çünkü namaz içinde sehven bir şaşma söz konusudur.
  • Oturuşlarda tahiyyat okunmasının terki kesinlikle sehiv secdesini zorunlu kılar çünkü vacibin terk edilmesi durumu vardır.
  • Dört rekatlık namazda kişinin unutması yada dalgınlığı ile birinci gerçekleştirmemesi kişinin namazını fasid yapmak ancak sehiv secdesi vacip olur.
  • Namaz kılan bir kişi sehiv secdesi yapması gerekirken bunu unutup selam verirse konuşmadığı daha doğrusu dünyalık kelam etmediği ve herhangi biriyle diyaloğa girmediği sürece oturup sehiv secdesi yapabilir.
  • Namazı kılarken kaç rekat kıldığını unutan bir kişi namaz sonunda tam kıldığına kanaat getirirse sehiv secdesi ile namazı sonlandırır. Ancak tam kılmadığını hatırlar ise rekatı tamamlar ve ardından sehiv secdesi yapar. Kaç rekat kıldığını hiç hatırlamayıp bir kanaat de getiremez ise az olan ihtimal esas alınmak sureti ile bir rekat daha kılınır ve hemen ardından sehiv secdesi yapılır.
  • Sehiv secdesi yapılırken bir hata yapılırsa tekrar sehiv secdesi yapılmasına gerek yoktur çünkü kişinin kendisine vacip olan yalnızca bir adet sehiv secdesi yapmasıdır.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  İhlas Suresi Okumanın Faziletleri

Namazın vaciplerinin dışında sünnetleri ve farzlarını da bilmek gerekir çünkü namaz bir Müslüman için en değerli ve dikkat etmesi gereken bir hazinedir. Ayrıca namazın farzlarından biri terk edilmiş ise ve namazın içerisinde namazın kazası mümkün ise telafisi yapılmalıdır (telafisi namazın içinde sehiv secdesi ile yapılmaktadır) . namazın sünnetlerinin terki ise her hangi bir telafi gerektirmez çünkü sünnetler namazın rükünlarından değildir. Bundan ötürü sünnetlerin terk edilmesi namazda bir eksiklik oluşturmamaktadır.

Sehiv secdesinin yapılması da namazın bir nevi son düzenleyicisi hükmündedir. Yapılışına gelirsek namazın bitiminde yani son oturuşta Tahiyyat duası okunur ve duadan sonra selam verilip namazı bozmadan tekrar secdeye gidilir. İki kere secdeye gidildikten sonra tekrar Tahiyyat duası ardından Allahümme Salli ve Allahümme Barik duaları ile Rabbena duası okunarak selam verilir. Yani kısacası sehiv secdesi asıl selamdan önce tekrar secdeye gidilmesidir. Müslümanlar söz konusu namaz olduğunda hem sehiv secdesine hem de kıldıkları namaza dikkat etmelidirler.

YAZAR BİLGİSİ
Gizem
Dinimiz hakkında aslında ne kadarda az şey bildiğimizin farkında mıyız? Gelin hep birlikte bilgi açığımızı kapatalım. Araştırma yaptığım konularda edindiğim bilgileri sizlere de aktaracağım.
YORUMLAR
  1. eda dedi ki:

    Gerçekten bilmediğimiz, öğrenmemiz gereken çok fazla bilgi var din konusunda. Sehiv secdesini sayenizde öğrendim çokk teşekkürler.

  2. Mithat dedi ki:

    Yararlı bilgiler verilmiş. Sehiv secdesinin gerekli olduğu durumlara tüm Müslümanlar dikkat etmeli.