Zekât Nedir? Zekât Hesaplanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

07.08.2021
15
Zekât Nedir? Zekât Hesaplanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Zekât, zenginlerin mallarından belli bir oranı fakirlere vermesi olarak bilinen İslam’ın beş şartından birisidir. Sözlük anlamı olarak, artma, arıtma (temizleme), bereket anlamlarına gelir. Bu anlamda malın, paranın temizlenmesi olarak da düşünülebilir.

“Onlar gayba inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.” Bakara Suresi’nin 2. ayetinde de buyrulduğu gibi Kur’an’da zekât ve namaz birçok yerde birlikte geçmektedir. Bu kapsamda namaz bedeni, zekât ise mali bir ibadettir. Allah malı, mülkü bizlere emanet olarak vermiştir. Mal da mülk de Allah’a aittir. Dolayısıyla zekât Allah’a ait olan maldan yine Allah yolunda vermektir. Zekât bildiğimiz matematikten çok farklıdır. Zekât verenin malı azalmaz artar. Bir ağacın budanması buna örnek verilebilir. Ağaç budandıkça büyür, gelişir. Mal da böyledir. Allah yolunda harcandıkça artar.

Zekât Nedir? Zekât Hesaplanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Zekât, İslam toplumunda zengin fakir dengesinin korunması adına getirilmiş bir şarttır. Zenginler, fakirlerin geçindirilmesinden sorumludur. Ancak fakirler de sürekli zekât malı yememeli, çalışmalı ve zekât verebilecek seviyeye gelmelidir. Bu toplumdaki dengeyi sağlar ama veren öğünmemeli, alan da yerinmemelidir. Çünkü zekât zenginin malındaki fakirin hakkıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Veren el, alan elden üstündür.” demiştir. Ancak bu hadisle birlikte şunu da ifade etmek gerekir ki, üstünlük takvadadır. Toplumda zengin de fakir de bulunacak, Allah’a karşı kulluk vazifesini en iyi yerine getiren Allah katında üstün olacaktır.

Zekât verilmezse Cenab-ı Allah, “…Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele. O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve ‘İşte bu kendiniz için saklayıp biriktirdiğiniz şeylerdir. Haydi tadın bakalım biriktirip sakladıklarınızı!’ denilecek.” Tevbe suresi 34-35. ayetle zekât vermenin mutlak şart olduğunu buyurmuştur.

Zekatın Unsurları

Efendimiz (s.a.v.) “Zekât İslam’ın köprüsüdür.” demiştir. Buradan hareketle köprünün üç ayağı vardır. Bunlar Zengin (veren), Mal (verilen), Fakir (alan).

Müslüman ve akıl-baliğ olan zengin, kazandığı helal rızıktan Müslüman olan fakire verecektir. Gönül rızası ile zekâtı verilmeyen mal, yangın, deprem, sel gibi afetlerle ya da hırsızlık, terör, hastalık gibi sebeplerle elden çıkar. Gönüllü verilmediğinden sevap da kazanılamaz. Allah cümlemizi gönlüyle verip sevap kazananlardan eylesin.

Zengin (Veren) Kimdir?

Öncelikle Müslüman olmalıdır. Müslüman olmayana zekât farz değildir.

Dinimiz İslam, yaşamın her alanında olduğu gibi bu konuda da olması gereken sınırları belirlemiştir. İnsanlar kendilerini zengin kabul etmekte zorlanırlar. Nefis sürekli yeni mallar yeni zenginlikler istediği için kimse kendine ben zenginim demek istemez. Dinimize göre zenginlik sınırına nisab denir. Nisab dinimize göre zekât hesabına katılacak malların 80,18 gr altın (zekât hesaplanacak gündeki altının gram değeri esastır) değerine denk gelen miktarıdır. Nisab hesabına dahil olmayan mallar; değeri ne olursa olsun oturulan ev, evde kullanılan eşyalar ve varsa binilen araçtır. Bunlar hesaba katılmaz. Nisab hesabına dahil olan mallar; para, ticaret malı, menkul, gayr-i menkul (ev, dükkân, bağ-bahçe, çek-senet, hisse senedi, ziynet eşyası) türünden tüm mallardır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Şeytan Melek midir? Yoksa Cin midir?

Zengin, akıl-baliğ olmalıdır. Yani dinimizin emir ve yasaklarına uyma yaşına gelmiş kişi olmalıdır. Çocuk ve delilerin mallarından zekât verilmez.

Görüldüğü gibi her mal zekât hesabına katılmaz. Zekâta tabi olmayan mallarla zengin olan kişi zekât vermez ama zengin olduğu için zekât da alamaz. Örneğin, oturduğu evi arabası dışında, kirada iki evi (bu iki ev piyasa değeriyle değil, geliri ile hesaba katılır) daha olan kişi zengin olarak kabul edilir. Ama zekât gününde hesaplama yaptığında nisab miktarı olan 80,18 gr altına karşılık gelen değerde malı olmadığından zekât vermez, ama zekât da almaz.

Mal (Verilen) Nedir?

Helal yoldan kazanılan malın zekâtı gerekir. Helal olmayan veya içine haram karışan malın haram olan bölümünden zekât gerekmez. Zekât gerekmediği onun helal olduğu anlamına gelmez. O paranın haram olan kısmının elden çıkarılması lazımdır. Gasp, hırsızlık, rüşvet yoluyla kazanılan malın da zekâtı gerekmez. Bunlar haram mallardır. Bunlardan tamamen kurtulmalıdır. Bu mallarla hayır da yapılmaz. Yani sevap beklenmemelidir. Aksine insan harama bulaştığı için Allah’tan affını istemelidir.

Helal olup; altın ve gümüş hariç ziynet eşyasından (Şafii mezhebinde bütün ziynet eşyaları hesap dışındadır), birden fazla ev, dükkân gibi kira getiren gayr-ı menkullerin mülkiyet değerlerinden, fabrika gibi işyerlerinin ve içindeki demirbaşların mülk değerlerinden (ham, yarı mamul, mamul mallar değerleriyle hesaplanır), bağ-bahçe tarlanın mülk değerlerinden, otobüs, kamyon, tır, gemi, uçak gibi insan ve eşya naklinde kullanılan araçların mülk değerlerinden zekât gerekmez. Bunlar gelirleriyle zekâta tabidir. Zekâta tabi olan mallar ile gelirleriyle tabi olan malların gelirleri birlikte hesaplandığında ne zaman nisab miktarı olan 80,18 gr altın değerine ulaşıp, üzerinden bir tam sene geçerse zekât farz olur.

Zekât hesabına katılacak tüm malların zekâtı verilir. Yani zekât günü geldiğinde 120 gr altın değerinde malı olan biri, sadece 80,18 gr’ının değil, malın tamamının zekâtını vermelidir.

Yukarıda ifade edilen mallar eğer ticaret malı olarak kullanılıyorsa değerleri üzerinden zekâta tabidir. Örneğin; evalıp satan, araç alıp satan, arsa alıp satan biri zekât gününde elinde ticaret malı olarak ne varsa, piyasa değeri üzerinden hesabını yapar ve zekâtını verir.

Fakir (Alan) Kimdir?

Zengin (Veren) de olduğu gibi fakirde (alan) de Müslüman olma şartı vardır. Müslüman zekâtını yine Müslüman olana vermekle yükümlüdür.

Zekât alacak kişi İslam’a göre fakir olmalıdır. Dinimize göre; oturduğu evi, evin içinde kullandığı eşyaları ve varsa bindiği aracı haricinde 80,18 gr altın değerinde malı olmayan insan fakirdir ve zekât alma hakkı vardır.

Bu konuda farklı yanlış anlamalar bulunmaktadır. Bunlardan birisi, Müslüman olan fakirde, namaz kılıp, içkiden sigaradan uzak durması aranmaktadır. Bu şart illa sağlanacak diye bir kaide yoktur. Ancak verenin bu şartlara göre vermek istemesinde sakınca yoktur. Saygı göstermek gerekir. Her ikisi de Allah katında kabul olur inşallah. Zekât alacak olanın verilen malı nereye harcayacağı kendisine aittir. Şuna dikkat etmek gerekir ki, zekâtla içki kumar vs. borcu ödenmez. Umulur ki Allah’ın izniyle içki, kumar vs. bağımlısı olan kişi aldığı zekâtla doğru yolu bulur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Gusül Etmesi Farz Olanlara Haram ve Mekruh Olan Şeyler

Zekât alan fakir, eğer zekâtlarla nisab miktarına ulaşırsa başka zekât almamalı, gelen zekâtı uygun dille geri çevirmelidir. Zekât verilen kişi zekât karşılığında herhangi bir işte çalıştırılamaz.

Akıl-baliğ olan çocuklar, üniversite öğrencileri vs. kendi mallarıyla değerlendirilir ve dinimize göre fakirlerse zekât verilebilir.

Zekât konusunda hiç kimse toplumdaki sıfatlarına bakılarak zengin veya fakir olarak değerlendirilmez. Değerlendirme şartı Müslüman olmak ve dinimize göre fakirlik veya zenginliktir.

Akrabalık açısından bakıldığında, anne-babaya, dedelere-anneanneye/babaanneye, çocuklara ve torunlara zekât verilmez. Karı-koca mal varlığı konusunda ortak olduğundan dolayı eşlerin birbirine zekât vermesi caiz değildir. Yine benzer şekilde damada zekât verilebilir. Ancak geline zekât vermek doğru değildir. Çünkü evin geçimi damada aittir ve geline zekât verildiğinde kişinin oğlu da zekâttan faydalanmış olur. Bu caiz değildir. Akrabalık konusunda bu şartlarda fakirlik-zenginlik durumuna bakılmaz. Diğer bütün akrabalara fakir olmaları şartıyla zekât verilebilir.

Zekât verilen fakir, aldığını dilediği gibi kullanmakta özgürdür.

Yardım kuruluşlarına, fakire ulaştırılması şartıyla zekât verilmesi caizdir. Zekâtı fakirin kendi inisiyatifiyle kullanması esastır. Sadece fakirler istifade edecek olsa dahi zekât olarak yol, köprü, okul, cami vs. yaptırmak caiz değildir.

Zekat Hesabı Nasıl Yapılır?

Zekât verilebilmesi için, zekâta tabi olan malların 80,18 gr altın değerinde (26 Zilhicce 1442-05 Ağustos 2021’ e göre 39.882,00 TL) olması gerektiğini ifade etmiştik. Kişinin malı, bu değere ulaştığı veya bu değeri geçtiği gün bir yere not edilmelidir. Bu tarihin üzerinden 1 yıl geçtiğinde, malın değeri hala nisab miktarı üzerindeyse, zekât verilmesi gerekir. Zekâta tabi olan malların tümü birlikte hesaplanır ve 40’ta 1’i (%2,5) oranında zekâtı verilir. Nisab miktarına ulaşılan gün zekât günü olarak belirlenir ve mal toplamı nisab miktarı üzerinde olduğu sürece her yıl aynı tarihte zekât verilir. Zekât günü belirlenirken kameri ayların (12 muharrem, 18 Recep gibi) kullanılması doğru olacaktır. Çünkü güneş yılı (13 Haziran, 24 Eylül gibi) kameri yıla göre 36 yılda 1 yıl az geçer. Bu da 36 yılda 1 yıl zekât verilmeyeceği anlamına gelir. Bu hesaba göre hala güneş yılına göre hesap yapma mecburiyeti varsa o zaman her yıl verilecek zekâtın 36’da 1’i kadar daha ilave edilip verilirse problem ortadan kalkmış olur. Örneğin; bir kişinin, altın, para vs. toplam 80 bin TL si olsun ve üzerinden 1 yıl geçmiş olsun. Eğer zekât günü güneş takvimine göre ise; 40’ta 1’i 2.000 TL, (2.000*1/36) =56 TL daha hesabına eklerse kameri ve güneş takvimi arasındaki farka çözüm bulunmuş olur. Yani 2.056 TL zekât vermesi gerekir. Zekât günü belirlenirse hesap tutması kolaylaşır. Zekât gününden bir gün önce edinilen malın zekâtının o yıl verilmesi gerekir, yine aynı mantıkla zekât gününden bir gün sonra edinilen malın da bir sonraki yıla hesabı yapılır.

Zekât sadece ramazan ayında yapılabilecek bir ibadet değildir. Aksine herkes yıl içinde farklı zekât günleri belirlerse, yıl boyunca zenginlerden fakirlere daima para akışı olur ki bu dinimize göre daha uygundur. Diğer taraftan bakıldığında sadece ramazan ayında zekât verilirse, geri kalan 11 ayda fakirler sıkıntı çekmeye devam edecektir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:  Peygamberlerin Özellikleri Ve İman Hakkında Bilgiler

Zekât tek seferde verilebileceği gibi, altına çevrilip yıla yayılarak da verilebilir.

Zekât konusunda hesap yapılırken her zekât gününde tüm mal hesaba katılır. Yani geçen yılın üzerine koyulan miktarın değil, yine tüm malın zekâtı verilir. Örneğin; bu yıl 80 binin zekâtı hesaplanıp verilsin. Gelecek yıl 100 bin olduğunda, sadece eklenen 20 binin değil, 100 binin zekâtı verilmelidir. Özetlemek gerekirse, nisab miktarına ulaşıldıktan sonra üzerinden bir yıl geçen malın ister üzerine eklensin ister üzerinden harcansın, nisab miktarının üzerinde olduğu sürece toplam değeri üzerinden zekât gerekir.

Ev, araba, arsa vs. almak ya da başka bir amaç için biriktirilen para, eğer söz veya yazılı bir anlaşmayla bir yere bağlanmamışsa zekâtı gerekir.

Zekât gününde, bir yıldan uzun süreli borçların bir yıllık kısmı mevcut maldan düşülerek hesap yapılır.

Malların zekâtı kendi cinsinden verilebilir. Başka cinsten verilmek istenirse de bir sakınca yoktur, caizdir. (Ticaret malının parayla, paranın elbiseyle, market alışverişiyle vs.)

Çeşitli Malların Zekat Miktarları 

Hayvanların Zekâtı

Ticaret malı olarak hayvan alınıp satılıyorsa, bunların para değeriyle zekât hesabı yapılır ve 40’ta 1 oranı geçerlidir.

Etinden, sütünden faydalanmak için beslenen hayvanlar için zekât miktarı farklıdır.

Koyun-keçi gibi küçükbaşlarda;

 

39 adet küçükbaşta

 

 

 

Zekât gerekmez.

 

 

 

40-120 adet arası

 

 

 

1 küçükbaş

 

 

 

121-200 adet arası

 

 

 

2 küçükbaş

 

 

 

201-399 adet arası

 

 

 

3 küçükbaş

 

 

 

400-500 adet arası

 

 

 

4 küçükbaş

 

 

 

501’ den itibaren her 100 küçükbaş için 1 küçükbaş artar.

İnek-dana-manda gibi büyükbaşlarda;

 

 

29 adet büyükbaşta

 

 

 

Zekât gerekmez.

 

 

 

30-40 adet arası

 

 

 

2 yaşında bir buzağı

 

 

 

41-59 adet arası

 

 

 

3 yaşında bir dana

 

 

 

60 adet büyükbaşta

 

 

 

1 yaşını tamamlamış 2 buzağı

 

 

60’ tan sonra her 30 büyükbaşta 1 buzağı, her 40 büyükbaşta 1 dana artar.

Toprak Ürünlerinin Zekâtı

Toprak ürünlerinin 650 kg’a kadar zekâtı gerekmez. 650 kg’dan sonrası için; eğer sulaması sadece yağmur suyuyla yapılıyorsa 10’da 1’i oranında, sulama sistemleriyle sulama yapılıyorsa 20’de 1’i oranında zekât hesaplanır. Eğer yetiştirmek için yapılan masraflar (sulama, gübreleme, ilaçlama vs.) hesaptan düşülüyorsa 10’da 1 oranında zekât gerekir.

Ticaret mallarından farklı olarak toprak ürünlerinde sadece hasat zamanında zekât verilir. Sonraki seneye kalan ürünlerin zekâtı gerekmez.

Not: Zekât verirken niyet önemlidir. Zekât verilen kişiye zekât verildiğinin söylenmesi şart değildir. Kalpten niyet etmek yeterlidir. Bir mal zekât niyeti olmadan bir fakire verildiği ve sonradan zekâta sayılmak istendiği durumda, eğer verilen mal kullanılmadıysa zekâta niyet edilebilir. Ama verilen mal fakir tarafından kullanıldıysa artık zekâta niyet etmek bir şey ifade etmez.

YAZAR BİLGİSİ
Gizem
Dinimiz hakkında aslında ne kadarda az şey bildiğimizin farkında mıyız? Gelin hep birlikte bilgi açığımızı kapatalım. Araştırma yaptığım konularda edindiğim bilgileri sizlere de aktaracağım.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.